Close

İzmir Evlilik Terapisti & Aile Danışmanı

İzmir Aile Ve Evlilik Terapisti

İzmir evlilik terapisti, İzmir Alsancak ilişki danışmanı, İzmir Karşıyaka evlilik psikoloğu, evlilik terapisi işe yarar mi? İzmir Aile Danışmanı. Karşıyaka aile terapisi, sgk anlaşmalı evlilik terapisti, İzmir aile terapisi yorumları, önerileri ve fiyatları üzerine tüm sorularınızın cevabını bulacaksınız. Evliliğinizde eşinizle anlaşamıyor, sürekli kavga ediyor, iletişimsizlik, gelin kaynana sorunları, anlaşılmama hissi, aldatılma, cinsel sorunlar vb. gibi sorunlarda nedeniyle evliliğiniz bitme noktasına geldiyse bir aile terapistinden destek almanız sizin ilişkide göremediğinizi görmenizi, anlaşılmamayı birbirinize anlaşabilmeyi ve iletişim kurmanıza yardımcı olabilir ve evliliğinizi kurtarmanıza yardımcı oluruz. İzmir psikolog için tıklayınız.

Çünkü yıkmadan önce tamir etmek mümkün.

 

İzmir Aile Terapisi Yorumları

İzmir evlilik terapisti

İzmir aile terapisi yorumları için iyi bir uzman psikolog seçmelisiniz. Evlilikte bazı problemler yaşabilmektedir. Bazen bu sorunlar evliliği ve ilişkiyi bitirme noktasına gelebileceği gibi, bazı zamanlarda da küçükte olsa aile de mutsuzluğa neden olabilir. Huzursuz ve mutsuz bir aile ortamı bütün aile üyelerinde mutsuzluğa yol açar. Bir aile danışmanına gitmek için büyük sorunlar olmasına gerek yoktur. Eğer ilişkinize ve ailenize değer veriyorsanız aile terapistine başvurmaktan çekinmeyin. İzmir de Karşıyaka, Alsancak, Gaziemir, Bornova gibi bir çok şubesi olan merkezimiz de uzman aile danışmanlarından destek alın. İzmir pedagog için tıklayınız.

İzmir aile terapisti listesi için tıklayın.

İzmir SGK Anlaşmalı Evlilik Terapisi

İzmir SGK (sosyal güvenlik kurumu) anlaşmalı evlilik terapisti arayışları oluşmaktadır. Ülkemizde ve İzmir de sgk ile anlaşmalı olarak çalışan özel bir aile danışmanlığı bulunmamaktadır. Ülkemiz de şuanda git gide yaygın hale gelen bir sistem var. Özel sigortalar; remed, iş bankası, koç grubu firmaları, standart partner çalışan destek hatları vb. yapılar oluşmaktadır. Bu sigorta firmaları özel olarak bazı kurumlarla anlaşmalı bir şekilde ücretsiz evlilik terapisi sağlamaktadır. Bu sgk anlaşmalı bir firma değildir, özeldir. Kurumuz bir çok özel kurumla anlaşmalı olup ücretsiz aile terapisi sağlamaktadır. Ücretsiz aile danışmanlığı için öncelikle firmanızın bizim kurumla anlaşması olması gerekmektedir.

 

 İzmir Devlet Hastanesinde Aile ve Evlilik Terapisti Var mı?

Devlet hastanelerinde aile terapisti İzmir arama yapıyorsanız evlilik terapisi yapan hastane yoktur. İzmir de Tepecik, Ege Üniversitesi, Çiğli Araştırma, Behçet uz, Dokuz Eylül üniversitesi Hastanesi devlet hastanelerinde ayrıca özel olarak ta Ata sağlık, Medikal park,  İzmir Özel Can, Egepol vb. hastanelerinde psikolog ve psikyatrist vardır.  Bu kişiler de eğer aile danışmanlığı eğitimi varsa yardım alabilrsiniz.

 

Karşıyaka Evlilik ve Aile Terapisi

Ege Pozitif Psikoloji İzmir’in Karşıyaka ilçesinde iskele karşısında sahilde hizmet veren ana merkezimizdir. Karşıyaka da evlilik terapisti arıyorsanız kurumumuzda uzman klinik psikolog ve uzmanlığını aile danışmanlığı üzerine yapmış uzmanlarımızı inceleyebilirsiniz.

 

İzmir Evlilik Terapisti için Ne Zaman Başvurmak Gerekir?

Evlilik ve aile terapisi için geç kalmamak önemlidir. Hiç bir evlilik mükemmel olmak zorunda değildir. Her çift evliliği sürdükçe bazı zamanlar yardım ihtiyacı olabilir. Evlilik terapisi almak için mutlaka sorunlu bir evlilik içinde var olmak da aranmaz. Ülkemizde sık değildir fakat yurt dışında evlilikleri sağlıklı olan bir çok aile ilişkilerini daha da iyileştirmek ve ya çıkabilecek sorunlarla başta önlemek amacıyla İzmir evlilik terapisti için başvurmakta ya da ilişki geliştirme programları etkinliklerine katılmaktadır.

 

Tartışmalı evliliklerde bir çok insanda evlilik yaşamında inişli çıkışlı farklı bir durum göstermesidir. Problemli evliliklerdeki ilişki hayal kırıklıkları git gelli değildir. Arada hissedilen bir duygudan ziyade süreklidir ve kişiler evliliklerinden derin bir memnuniyetsizlik duyarlar. Bu tarz ilişkilerde sık ve şiddetlenen kavgalar oluşur. Kavgalar da çözüme ulaşmaz, sadece yorgunluk hissini oluşturur. Ama problemli evliliklerdeki yapı sürekli kavgalı olacak diye bir kural yoktur. Bazı evliliklerde kavga bile yoktur fakat ilişki kalitesi de yoktur. Çiftler birbirlerinden tamamen habersizlerdir; birbirleri için bir şeyler yapmayı ve iletişimi reddederler. Böyle durumlarda kişi kendini değersiz hisseder ve evlilik yaşamında ilişki daha da kötüye gittiği görülür.

 

Çözüme ulaşmayan sık oluşan tartışmalar, olumlu duyguların kaybolması, daha çok arkadaş olarak görmek, seks canlılığın azalması evliliğin sorunla gittiğine işarettir. İçe çekilme, değer vermeme,  şiddet olması, ilişkinin tamamen kopuk olması yaşanıyorsa eğer ilişkinin büyük bir sorun içerisinde olduğunu ve ilişkinin biteceği riskinin yükselmekte olduğu söylenmektedir. Evlilik sorunlarından söz etmek için illa resmiyette evli olmak aranmaz. Uzun soluklu ciddi ilişkilerde de aynı problemlerle karşılaşılırlar: ilişki ve çift terapisine ihtiyaç duyulabilmektedir.

 

EVLİLİKTE SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR

  1. Kalitesiz İletişim: Çiftler sorun olmadığı süreçte bile birbirleri ile duygularını, düşüncelerini rahatlıkla paylaşamayabilirler. Böylece birbirlerini karşılıklı anlatamama ve anlamama problemi yaşanır. Üzüntüyü veya mutluluğu da anlatmaktan acizdirler. Anlaşılamama, eşi ile hiç konuşamama durumuna gelme

 

  1. Maddi Kaygılar: Eşler birbirlerinin maddi kaynakları kullanmalarını beğenmeyebilir. İstenilen hayatı yaşayamama isteksizlik oluşturur. Beklentilerin karşılanamaması rahatsızlık verir. Eşin bir tanesi gizli maddi harcamalar yapması vb.

 

  1. Süreğen Haline Gelen Kavgalar: Aynı konu üzerinde çözüme ulaşmayan ve tekrarlanan hale gelen sorunların konuşulması zarar vericidir. Çözüm için konuşulmaz sadece sorunun yüzeye çıkmasına sebep olur.

 

  1. Gelin Kaynana – Eşin Ailesiyle Anlaşamama: Erkek anneleri ile eşler arasında oluşan ve erkeklerin dengeyi tutturmakta zorlandığı durumlar oluşur. Bu noktada önemli olan çiftlerde erkek olan tarafın annesi ve eşi ile ortak noktaları bulup, olumsuz durumların çoğalmasını engellemektir. Özellikle erkeğin ailesine karşı eşini savunmaması ve ailesiyle yüz göz etmesi ve ilişkilerin çıkmaza girmesi

 

  1. Evlilikte Cinsel Problemler: Cinsel yaşam eşler arasında en önemli noktalardan biridir. Tatmin olmayan durumların varlığı yaşanılır. İki kişinin ortak bir cinsel birliktelik noktasında buluşması gerekir. Cinsel uyumsuzluk, orgazm olamama

 

  1. Evlilikte cinsel sorunlar: uyumsuzluk, erken boşalma, sertleşme problemleri, cinsel isteksizlik: Evlilik de yaşanılan cinsel problemlerin psikolojik terapiler ile çözümlenecek boyutta olmasıdır. Kişiler kolay kolay kabul edemezler. Ama kabul etmemek sadece süreyi uzatmaktadır. Yaşanılan durumlar eşler arasında soğukluğa sebep olur.

 

  1. Aldatılmayı Öğrenme: Eşlerin birbirlerinden başka kimselere duygusal ve ya cinsel anlamda duygular hissetmesi ile birlikte bir ilişkinin başlamasıdır. Bunun öğrenilmesi ile birlikte çiftler arasında güven probleminin yaşanması başlar. Aynı zamanda istenmeme düşünmesi ile savaşılır.

 

  1. Aldatma Başka Birine Aşık Olma: Sadece maddesel konularda aldatılma evlilik sürecinde aşılacak bir durumdur. Çünkü evlilik bir çok temellerden oluşur. Ve karşılıklı çıkarlar kişileri birlikte tutabilir. Fakat aynı evde yaşarken bir başkasına duygusal yoğunluk beslemek zordur ve karşı taraf bu durumu anlar.

 

  1. Boşanma ve Boşanma Süreci: Boşanmaya karar veren kişilerin bu süreci sağlıklı yönetmek için yardıma ihtiyacı olabilir. Özellikle çocuğa sahip çiftler çocukların en az zararla bu süreci atlatabilmeleri için terapiye başvurmalıdır.

 

Aile de Evlilik Terapisi Gerektiren Durumlar Nelerdir

Evlilikte genellikle problemler bunlardır; problem çözme, gelin kaynana kavgaları, değersizlik, kavga, iletişimsizlik,  duygusal yakınlık ihtiyacı ve cinsel sorunlar gibi konularla karşılaşmaktayız.

İletişim problemleri genellikle evli olmanın sorumluluklarını tam olarak anlayamamış, kaliteli bir iletişimin nasıl olacağını ve işbirliğinin nasıl oluşturulacağını kavrayamamış kişilerin ilişkilerinde oluşmaktadır. Böylece ilişkinin başlarında romantik dönemlerinde birsüre yakın ilişki iyi devam edebilir.  Fakat çiftler evlilik sürecinde uzun zamanlı görevlere hazırlıklı değilse birsüre sonra problemler ortaya çıkar. Çift ve ailerlerle ilgili çalışmalar, evlilik de bitmelerin ve boşanma riskinin, evliliğin kısa dönemlerde daha yüksek olduğu bilgisini verir. Bununla beraber, çift çocukları olduktan ve çocukların ergenliğe geçiş dönemleri veya evden ayrılmaları sonrasında tartışmalar yaşanmakta ve risk artmaktadır.

Bazende evlilik de yaşanan sorunlar direkt olarak çiftlerden birinin bireysel problemlerin sebebidir. (örn: madde kullanımı) Evlilik yolunda gidiyor gibi dışarıya yansıtılır. Böyle bir olayda tekbir sarsıcı durum bile evliliği gerginliğe sokmaya yeter. Mesela sağlam ilişkisi olan bir çift, aldatma gibi büyük bir travmayla bile başederken devam eden sorunları çözümlemeyen ve devamlı yaşayan çiftlerde sonuç olumsuz sonuçlanabilir.

Cinsel sorunların varlığında da evlilik terapisi gerekli görülür. Çünkü cinsel hayat ve evliliğin diğer tarafları da birbiriyle ilişkilidir. Bazen ilişkideki sorunlar cinsel yaşamı etkilerken, bazen de cinsel sorunlar evliliğin diğer alanlarını etkiler. Araştırmalarda her zaman olmasa da evlilik sorunları ve cinsel işlev bozukluklarının çoklukla bir arada görüldüğünü gösteriyor. Cinsellik içerisinde iki kişi arasında bir ilişki vardır, cinsellikte duygular sözlü olarak değil bedensel olarak da gösterilir. Doğal olarak cinsel sorunlarda iletişim olmadan çözülmesi imkansızdır. Bu sorunu çözerken aralarında iletişim ve uyum olması beklenir ve bu iletişim de evlilik ve çift terapisi süreci ile oluşturulur.

Çocuk problemleri için evlilik terapisi

Çocuklarla ilgili problemlerin tedavisinde evlilik ve çift terapisinden faydalanmak yararlı olacaktır. Çiftler arasındaki huzursuzluk ve stresler çocukları da direkt etkilemektedir. Bu sebeple çocuklardaki psikolojik bir problemi tedavi edebilmenin en iyi yollarından biri anne-babanın evliliğindeki sorunlarında çözüme ulaşması gerekmektedir. Çalışmalar ebeveynler arasındaki çatışmaya muhatap olan çocuklarda davranış sorunlarının ve duygusal problemlerin daha fazla olduğu kanıtlanmıştır. Ailede içerisinde yaşanan uyum problemleri çocukların sadece psikolojik yaşantısına değil onların sosyal yapılarını ve arkadaşlıklarını da etkiler. Çocuklar ilişki kurma ve sorun çözmede ebeveynlerini model alırlar. Bu sebeple çocukları sağlıklı olması için evliliği kaliteli bir duruma getirmek gerekir. Bu da iyi bir ilişki ve uyumu gerektirir, bu noktada aile terapisi yarar sağlar.

 

Problemli Bir Evliliğin Sonuçları

 Gergin bir evlilik çiftler üzerinde ciddi psikolojik etkiler bırakır. Acı, üzüntü, endişe, yüksek düzeyde stres ve mutsuzluk gibi problemlere sebep olmaktadır. Eğer bu süreç devam ederse fiziksel sağlıklarında da ciddi bozulmalar olduğu görünmektedir. Aileye etkisi de çok fazladır, özellikle çatışma büyük olursa. Yoğun çatışmaların içinde büyüyen çocukların, sağlıklı ailelerde yetişen çocukların daha çok psikolojik sorunları olduğu görülmüştür.

 

İlişki çıkmaza girdiğinde anında önlem alınmadığında gidişat domino taşı etkisi yaratarak evliliği bitirme noktasına gelir. Bu sebeple problemlerin büyümesini, çözülmez bir hal almasını beklemeden o an problemi tespit ederek çözmek yararlı olacaktır.

 

Eğer Eşiniz Aile Terapisine Gelmek İstemezse Ne Yapmalıyız?  

Evlilik terapisi; “ilişkimizde problem var, iyi olmak için ne yapabiliriz” vb. sorular soran ve durumun bilincinde olan böylece eşlerin ortak bir kararı ile başlanan danışma süreci daha güzel ilerleneceği düşünülür. Çünkü böyle bir başlama kararında görülen sorunun önemli bir tarafı zaten fark edilmiş olmasıdır. Sorunun ne olduğu ve çözümü hakkında bir düşünce bilinmese de her iki kişi için de sıkıntılı bir durumun varlığı bilincindedir ve bu durumun sonlanması için istekli olacaklardır. Ortak karar verip gelebilmek çiftler arasında az düzeyde olsa da iletişimin bulunduğuna işarettir. Maalesef ki terapi sürecine böyle bir başlangıç yapmak her çift için mümkün görünmüyor.

 

Bazı insanlara göre kültürel öğrenmeler ve ya kişilik özellikleri sebebiyle sorunlarını çözmek için yardım istemek güçsüzlük olarak görülür. Bazen de zaten çatışmalı olan ilişkinin sonucu olarak eşlerden biri terapiye gelmeyi istemez. Çoğu zaman hata yapılır; çift terapisini alma önerisini kavga ederken ve ya problemin yoğunluklu olarak yaşandığı bir anda olumsuzluklarla karşı karşıya iken yaşanılır ve bunun sonucunda söylenmesidir. Öneriler yanlış zamanda yapılır böylece terapiye başlamayı reddetmeye neden olabilir ya da geciktirir. Kavga sırasında çiftlerden biri terapiye gidelim dediğinde çoğunlukla karşı taraf bu teklifi kendine yapılan bir hakaret veya eleştiri olarak algılar. Hasta kişi suçlaması yapıldığını düşünüp bu teklife uygun davranışlar sergilemez.

Terapi sürecini kabul etmiyorsa;

Eşiniz terapiye gitme önerisini tüm olanlara rağmen kabul etmiyorsa nedenini anlamaya çalışmak da fayda var. Bu teklifi kavga anında değide de biraz zaman geçtikten sonra söylenmesi beklenir. Karşılıklı anlayış içinde tekrar konuşmakta fayda vardır. Konuşmayı uygun bir ortamda sakin ruh halinde iken yapmak, kızgın ve eleştirici duygular olmadığını, sorunun yalnızca karşınızdakinde görmediğinizi, oluşan bu durumda kendi rolünüzün de olduğunu ve değişim sürecin de her iki tarafında kendine düşen sorumluluğu almaya hazırlıklı olduğunu söyleyerek devam edilmelidir. Bunlar yapıldığında karşı taraf anlaşıldığını anlayıp rahatlayacak ve sizinle işbirliğine yaklaşacak demektir.

Eğer tüm bu yapılanlara ve çabalarınıza rağmen eşiniz terapiyi reddediyorsa siz kendiniz bir şeyler yapmaya başlayabilirsiniz. Tabi ki tek başına problem yaşanan bir evliliği düzeltmek basit değildir fakat en azından bir evlilik veya aile terapistiyle konuşarak ilişkide yaşanan sorunlarda kendi rolünüzü fark eder, çatışmayı çözümlemede ve ilişkiyi ilerletmede sizin neler yapabileceğiniz, eşinize nasıl davranacağınız konusunda bilgi alabilirsiniz. Belki onu terapiye ikna konusunu terapistin telkinleri ve yönlendirmeleriyle de sağlayabilirsiniz. Bazen eşlerden biri danışmanlık almaya başlayıp da kendinde yaptığı bira takım değişimleri oluşur. Aynı zamanda ilişkide farkını gösterdiğinde, bu defa eşi evliliklerinde yaşanan bu gelişmeye tanık olup  psikoterapi sürecine güven ve merak duymaya başlayabilir. Sonradan eşiyle birlikte sürece dahil olmayı isteyebilir.

Bireysel olarak evlilik terapisine geldiğinizde eşinizi de bir süre sonra sürece dahil etmek için ikna ediyoruz. En etkili cümle “psikoloğum beni senden dinlemek istiyor” deyip eşi terapiye getiriyoruz.

 

Eğer Evliliğinizde Problemler Var İse Çift Terapisinden Randevu Alın  

Evlilik terapisine başlamak kolay bir karar değildir. Evlilik gibi oldukça özel bir yaşamın sorunlarını, tanımadığı bir kişiye anlatmak çoğu insan için zordur ve problemlerin bir terapistin önünde tartışılması düşüncesi hoş olmayabilir. Çiftler kendi başlarına sorun çözmeye çalışıp da başarısız oldukları ve konuşmalar çoğunlukla çözüm getirmeyen kavgalara dönüştüğü için terapi sürecinde de bunun tekrarlayacağı düşünülür. Ancak terapi sürecinde, üçüncü bir kişi olarak terapistin karşısında, sorunlar tartışılsa bile kavganın şiddetlenmesi beklenmez çünkü terapist bu ana müdahale eder ve uygun telkinlerle çiftler giderek problem çözücü ve etkili iletişimi kurmayı sağlarlar. Konuşabilmeyi ve problem çözücü tartışabilmeyi öğrendikleri için iletişimde kendi başlarına oldukları zaman yaşanan tıkanmalara benzemez ve başta zor olsa bile giderek gelişme oluşur.

 

Evlilik terapisi nedir? 

Evlilik problemlerinin çözümlenmesi için etkili bir çok terapi yöntemleri bulunur. İlişkileri üzerinde iyileştirmeye karar verip bu değişim için çaba gösterildiği takdirde kişiler evliliklerini yeniden istenilen hale ulaştırabilir.

Kimse evlilik için kusursuz bir eş olarak girmez. Evlilik; fikirlerini anlamak, eşin ile empati yapmak, kaliteli tartışmak(iyi iletişim), problem çözmek ve kişilerin farklılıkları anlamak gibi bazı kişisel beceriler ister. Bazen kendi ailemizdeki etkisi olmayan, olumsuz davranış kalıplarını kendi ilişkimizde kullanabilir ve hatta kimi zaman da hayatın içinde olan normal zorlukları mutlu bir evlilik hayatı sürdürülmesini engelleyebilir.

Evlilik terapisinde üzerinde çalışılan durum bir anlamda sağlıklı iletişim kurmayı sağlamaktır. Problem çözme ve fazla zarar verici olmadan nasıl kavga edebilme ve kavgayı sonlandırmayı öğretme gibi var olan becerileri geliştirmeye, eşler arasında ilişkiyi tekrardan kurmaya destek olur.

Evlilik terapisi ile; eşlerin yozlaşmış ilişkilerinden sıyrılıp tekrar birbirini karşılıklı olarak insan görmeleri istenir. Karşısındaki insanın kişilik özelliklerini fark edip anlamaya yönelme ve anlaşılabilecek farklılıkları ortak bir noktada değerlendirmek, değişmeyecek yanlarını ise kabul ederek yaşamayı öğrenmeleri  üstünde çalışılır.

 

Eşler arasında sürekli hale gelen sorunlar, tartışmaların ise yoğun bir tekrar yaşadığı başlıca konular bulunmaktadır. Evlilik terapisinde amaçlanan ise eşlerin sorun yaratan konuları konuşabilir duruma gelmesi ve çözüme ulaşmalarına rehberlik etmektir. Terapi süreci bu sorunlarla uğraşırken bile çiftlerin ilerleme rotası içinde var olmalarını hedefler ve ilişkinin çıkmaza girip ilerlememesini durdurur.

 

İZMİR AİLE DANIŞMANLIĞI VE TERAPİSİ

Çoğu kez, bu tür sorunlar beraberliklerde yaşanan gerginlikle bağlantılı olarak eşlerden birinde kaygı ve depresyon belirtileri de ortaya çıkmaktadır. Diğerlerinde ise yaşanmakta olan depresyon ve kaygı, ilişkide zaten var olan sorunları daha da alevlendirmektedir.

Evliliklerde çoğunlukla, nelerin ters gittiğine, olumsuzluklara odaklanıp iyi olan her şeyi göz ardı etmişler ve olumlu olanlara karşı körleşmişlerdi.

 

EVLİLİK TERAPİSİNDE BİLİŞSEL TERAPİ

Nasıl düşündüğümüz, bizim ne kadar başarılı olacağımızı, hayattan zevk alıp almayacağımızı, hatta var olup olamayacağımızı belirler. Eğer düşüncelerimiz net ise, konuyla ilişkili ise, bu hedeflere daha kolay ulaşabiliriz. Ama eğer bu düşünceler sembollerle yüklü, çelişkili, mantıksız ve hatalı yorumlarla doluysa aslında sağır ve kör hale gelmişiz demektir. Olayları ve durumları hatalı şekilde yargılayıp, hatalı iletişimler içine girdikçe, hem kendimize hem de eşlerimize acı çektirir ve acı verici intikamların hedefi haline geliriz.

 

Doğru ve net düşünmenin, hataların tamirinin çok önemli olduğu yakın ilişkilerde, eşlerimiz hakkında yaptığımız hatalı yorumlarımızı fark etmek ve düzeltmek konusunda yetersiz kalmaktayız. Dahası, eşler aynı dili konuştuklarına inandıkları halde, onların söyledikleriyle eşlerinin duydukları genellikle çok farklıdır. İletişimdeki bu problemler pek çok çiftte engellenmişlik duygularına ve hayal kırıklıklarına yol açıp, yaşanan olumsuzluklar arttırır.

 

Sayısız olay ve yanlış anlamalar sürekli yapılmakta ve onlara eşlik eden öfke ve kızgınlıklar, pek çok ilişkinin temelini aşındırmaktadır. Benzer yanlış anlamaların gittikçe artarak, dönüşü olmayan noktalara geldiğine sıklıkla tanık olmuşumdur. İşin ilginç yanı da şudur: eğer eşler bu yanlış anlamaları yakalaya bilir ve çok ileri gitmeden düzeltebilirlerse, fırtınayı geçiştirebilirler. Bilişsel terapide, çiftlere bunu yapmaları öğretilmeye çalışılmaktadır.düşüncelerini ve iletişimlerini daha en baştan, yanlış anlamalara yer vermeyecek şekilde netleştirmelerine yardımcı olmak.

 

EVLİLİK BAĞLARININ ÇÖZÜLMESİ

İzmir aile terapisti
İzmir Aile Danışmanı

 Pek çok çift, evlilikler içinde sürekli bir krizin olduğunun farkındadır; günümüzde evlilikle %40-%55 arası büyük olasılıkla boşanmayla sonuçlanacaktır. İnsanlar daha fazla mutsuz evlilik, daha fazla mutsuz evlilik, daha fazla ayrılık gördükçe, aynı şeyin kendi başlarına da gelebileceğinden korkmaya başlarlar.

Oysaki aşk ve romantizm dalgalarında yüzmekte olan yeni evliler, başarılı bir evlilikten başka bir şey istememektedirler. Genellikle, en azından başlangıçta, kendi ilişkilerinin daha farklı olduğuna, derin aşklarının ve iyimserliklerinin bu beraberliği sürdürmeye yeteceğine inanırlar. Ancak, zaman geçtikçe çiftlerin çoğu, her evlilikte birikebilecek olan sorunlar ve çatışmalar için hazır olmadıklarını fark ederler. Sorunlarının nereden kaynaklandığını bilmeden, gittikçe büyüyen o huzursuzluğu o öfkeyi hissetmeye başlarlar.

 

İlişki hayal kırıklıklarının izleri üzerinde çalkalandıkça, yetersiz iletişim becerileri nedeniyle yanlış anlaşılmalar arttıkça eşler evliliklerinin bir hata olduğunu düşünmeye başlarlar. Bir terapist için, bir zamanlar mutlu olan evliliklerinin erimeye başladığını gören çiftlerin bu ‘’yardım çağrısı’’n dan daha acı bir çığlık yoktur. Otuz yada kırk yıldır evli olan çiftler bile, artık sonu gelmeyen hatalar  ve mutsuzluklar silsilesi haline geldiğini düşündükleri evliliklerini bitirmeye doğru sürüklenebilirler.

Evlilikte Kuralına Göre Oynamak

Sevme sevilme, kuşkusuz insanların yaşayabileceği en zengin  deneyimlerden biridir. Bunların üstüne bir de yakınlık, dostluk, kabul görme, destek gibi sadece bir kısmını sayabildiğimiz, yakın ilişkilerin diğer yan ürünlerini ekleyin. Yas içindeyken, sizi teskin edecek; cesaretinizi yitirdiğinizde sizi yeniden canlandıracak, iyi şeyler olduğunda heyecanınızı paylaşacak bir insanınız vardır. Üstüne üstlük, doğanın kuralı olan cinsel ihtiyaçlarınızı  tatmin edebilmeniz de bu işin ödülüdür. Ayrıca, çocuk sahibi olup da bir aile kurmanın sağladığı doyumu da hiç küçümseyemezsiniz.

Ebeveynlerinizin ve diğer akrabalarınızın umutları ve cesaretlendirmeleri, toplumunda sizin eşinizle bir arada kalacağınıza ilişkin beklentileri ve dış baskıları oluşturur. Çiftleri bir arada tutmaya yönelik bütün bu güçlere rağmen, her şey nasıl böylesine ters gidebilir? Diğer bütün çekiciliklerini bir kenara bırakalım, aşk neden çiftleri bir arada tutmaya yetmez?

 

Ne yazık ki, artık bu aşamada ilişkiyi parçalayan o moral bozucu hayal kırıklıkları, yanlış anlama labirentleri, işkenceye benzer olan hatalı iletişimler gibi pek çok olumsuz güçler devrededir. Aşk kendi başına çok ender olarak bu bölücü, parçalayıcı güçlere ve onların ürünleri olan öfke ve küskünlüklere direnç gösterebilecek güce sahiptir. Aşkın erimek yerine, yerleşmesi ve güçlenmesi için iyi bir ilişkinin diğer boyutlarının devreye girmesi gerekir.

 

Medyanın evliliği idealize eden sunumları ne yazık ki çiftleri aynı zamanda sürtüşmeler, hayal kırıklıkları, engellenmelerle baş etmek için de hazırlamamaktadır. Yanlış anlamalar ve çatışmalar birleşerek, öfke ve küskünlük patlamalarına yol açtıkça, daha öncekileri ‘’ aşık ‘’  dost, eş konumunda olan kişi, artık bir ‘’ düşman ‘’ gibi algılanmaya başlanır.

 

BİR İLİŞKİYİ SÜRDÜREBİLMEK İÇİN NE GEREKİR ?

            Aşk karı ve kocanın birbirlerini desteklemesi, mutlu etmesi ve bir aile yaratılması için çok önemli bir itici güç olsa da, tek başına bir ilişkinin çimentosu oluşturamaz. O çimento, bu ilişkiyi sürdürebilmek ve geliştire bilmek için gerekli olan kişilik özellikleri ve becerilerdir. Mutlu bir ilişki için çok özel bazı kişilik özellikleri gereklidir. Kendini anlamak, duyarlılık, vericilik, şefkat, sadakat, sorumluluk, güvenilirlik gibi. Çiftlerin iş birliği yapması, uzlaşması ve ortak kararlarını sonuna kadar kararlılıkla yerine getirmeye çalışmaları gerekir.

Güçlü, kabul edici ve bağışlayıcı olmaları önemlidir. Birbirlerinin eksiklerine, hatalarına, tuhaflılıklarına hoş görülü olmalı, katlanabilmelidirler. Bu ‘’ fazilet ‘’ ler zaman içinde gelişip, beslendikçe, evlilikte gelişir ve olgunlaşır.

Bireyler genellikle evliliğin dışındaki kişiler arası ilişkilerinde yeterli olsalar da yakın bir ilişkiye girenler arasında  çok azı o ilişkiyi geliştirecek olan o temel anlayış ya da teknik becerilerle donanmışlardır. İnsanların evlerinde bir musluk akıntı yapmaya başlayınca, akan yeri tamir etmek için genellikle araçları gereçleri vardır, ancak aşkları akıntı yapmaya başladığında, bu akıntıyı nasıl keseceklerine ilişkin hiçbir fikirleri yoktur.

Yanlış Anlamak ;

İzmir’de evlilik terapisi için gelen danışanlarımızdan edindiğimiz bilgiler ışığında diyebiliriz ki ;Güçlü duygu ve beklentiler, karşılıklı derin bağımlılık, birbirlerinin yaptıkları keyfi, önemli ve sembolik yüklemeler nedeniyle, eşler birbirlerini kolayca, yanlış anlama eğilimindedirler. Sonuçta bu tür hatalı iletişimlere bağlı çatışmalar oluştuğunda eşler, o çatışmayı çözülmesi gereken bir problem gibi görmek yerine birbirlerini suçlama eğilimi içine girerler. Zorluklar çıkıp, düşmanlıklar ve yanlış anlaşılmalar biriktikçe , bu kez de birbirlerinin sağladığı ve temsil ettiği olumlu şeyleri ( onları destekleyen, yaşantılarını zenginleştiren, bir aile kurma işini paylaşan biri olmak, vb. ) görmezden gelmeye başlarlar. Bir zaman sonrada ilişkilerinde kuşku duymaya, algılarındaki düğümleri ve karmaşıklığı çözme olanaklarına körleşmeye  başlayabilirler.

 

EVLİLİK TERAPİSİ SÜRECİ

            İlk olarak sorunları olan bir çiftin kendilerine zarar veren özel tutumlarını, düşüncelerindeki ve iletişimlerindeki çarpıtmaları net bir şekilde anlattıktan sonra, onlara sorunlarının doğasını açıklarım.

  1. Olumsuz düşüncelerin gücü: olumsuz algıların nasıl olup da evliliğin tüm olumlu yönlerini yok edebildiğini;
  2. İdealize etmekten başlayıp hayal kırıklığına doğru savrulma: eşim imajının nasıl olup da her şeyi ile iyi olandan, her şeyi ile kötü olana doğru dönüşmesi;
  3. Farklı bakış açılarının çarpışması: eşlerin nasıl olup da aynı olayı ve birbirlerini tamamen farklı şekilde algıladıkları;
  4. Katı beklenti ve kuralların empoze edilmesi: değişmez standartların oluşturulmasının nasıl olup da engellenmelere ve öfkeye yol açtığı
  5. İletişimdeki parazitler: eşlerin nasıl olup da söylenenleri duymadığı ya da söylenmeyen şeyleri duyduklar;
  6. Önemli kararların verilmesi sırasındaki çatışmalar ve ortaklığın çözülmesi: kişisel yanlılıkların ve yetersizliklerin ortaklığın işleyişini nasıl bozduğu;
  7. Öfkeden ve kendini zora sokucu davranışlardan önce oluşan otomatik düşüncelerin rolü: olumsuz düşüncelerin nasıl olup da tahriklere ve öfkeye yol açtığı;
  8. Sorunun temelinde ki düşünme bozuklukları ve yanlılıkları: bilişsel çarpıtmaların nasıl devreye girdiği ve işlediği ;
  9. Eşlerin birbirlerinden uzaklaştıran öfke ve düşmanlık.

Ne Yapılmalı;

İlk olarak, güven, sadakat, saygı ve güvenliğe dayalı sağlam bir temel oluşturmak için çabalayın. Eşiniz sizin en yakın akrabanızdır ve size güvenilir bir müttefik, destekçi ve şampiyon olarak dayanmaya hakkı vardır.

İkinci olarak, ilişkinizin şefkatli, sevecen tarafını besleyin: hassasiyet, anlayış, şefkat ve ilginizi ifade edin. Birbirinizi sırdaş, yoldaş, dost olarak görün.

Üçüncü olarak, ortaklığınızı güçlendirin. İş birliği, ilgi ve uzlaşma duygusu geliştirin. İletişim becerilerinizi geliştirin ki iş bölümü aile bütçesinin hazırlanması ve uygulanması, boş zaman etkinliklerinin planlanması gibi gündelik konularda çabucak kararlar verebilirsiniz.

 

Ortaklığınız için gerekli olan bir başka şey de çocukların bakımı, eğitimi ve sosyalleşmesi konularında oluşturacağınız politikadır. Bir işbirliği ruhu geliştirin. Evlilik aynı anda bir işletme, bir çocuk bakımı eğitimi kurumu ve sosyal birimdir. Evliliğin bu ‘’ kurumsal ‘’ işlevlerine yaklaşımın karşılıklılık, adalet ve mantık ilkelerine uygun bir şekilde olması çok önemlidir.

Sonuç;

Eşler eğer öncelikle, engellenmelerinin ve öfkelerinin, temeldeki uyuşmazlıklarından değil, ama hatalı iletişimlerinden ve birbirlerinin davranışlarının çarpıtılmış yorumlarından kaynaklandığı fark ederlerse sorunlarını çözebilirler.

Yanlış anlama, eşlerden birinin diğerini çarpıtılmış bir şekilde algılamasıyla ortaya çıkan aktif bir süreçtir. Bu çarpıtma, eşin karşısındakinin söylediği, yaptığı her şeyi yanlış yorumlamamasına ve ona hoş olmayan özellikler atfetmesine yol açar. eşler genellikle yaptıkları yorumlarının doğruluğunu araştırmazlar, iletişimlerinin ne denli açık olduğu üzerinde durmazlar.

 

İlişkiyi geliştirme konusunda her eşin ayrı, ayrı tam bir sorumluluk üstlenmesi gerekir. Seçimleriniz olduğunu fark etmelisiniz. Kendinizi ve eşinizi daha mutlu edebilmek için ne kadar bilgi varsa onları kullanmayı seçebilirsiniz, seçmelisiniz.

Eğer eşler ‘’ hata yok, suçlama yok ‘’ tavrını benimserlerse hem kendilerine, hem birbirlerine , hem de ilişkilerine yardımcı olurlar. Bu yaklaşım onların gerçek problemler üzerine odaklanmalarına ve onları daha kolay çözmelerine olanak sağlarlar.

 

Sizin eşinizde gözlediğiniz ve bencillik, nefret ya da sizi kontrol etme ihtiyacı gibi, kötü bir özelliğe atfettiğiniz davranışları aslında, genelliklede çok daha doğru biçimde, masum, ancak yanlış yönlendirilmiş, bir ‘’ kendini korumaya çalışma ‘’ ya da ‘’ terk edilmeyi önleme ‘’ çabası olarak da açıklanabilir.

İzmir evlilik terapisti için tavsiye edilen psikolog yada Aile danışmanı arıyorsanız ekibimizi incelemenizi tavsiye ediyoruz. Biz dinamik bir ekibiz Bayram Şimşek önderliğinde sürekli kendimizi geliştiriyoruz. İzmir halkına psikolojik süreçlerde profesyonel bir hizmet sunmak için burdayız.

Saygılarımızla. Ege Pozitif Psikoloji

ÇOCUKLARDA sık görülen 7 psikolojik sorun için Tıklayınız

Yetişkinlerde ilginç psikolojik sorunlar için Tıklayınız

Evlilik ve Çift Sorunlarıyla ilgili yazımız için Tıklayınız

CİNSEL sorunlarla ilgili Yazımızı okumak için Tıklayınız

 

Uzmanlarımız

Bayram Şimşek, Uzm. Aile Danışmanı – EMDR Terapisti – Cinsel Terapist

Ecem Hazel Bütün, Aile Danışmanı & Yetişkin Psikoloğu

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir